Yaz tatili için karadeniz gibisi yok. Serin hava, tertemiz oksijen dolu nefes, şırıl şırıl akan soğuk sular, yemyeşil vadiler, çimenler, patika yollar, irili ufaklı şakır şakır akan doğa harikası şelaleler, yağmur ormanları, mis gibi dağ havası. Saymaya devam edelim mi yoksa valizinizi hazırlamaya başladınız mı? İşte her yönüyle karadeniz yaylaları ve keşfedilmeyi bekleyen tatil yerleri.

Yayla deyince akla ilk karadeniz yaylaları gelmeli. Onca yayla hala hak ettiği ilgiyi görmedi ve sizi bekliyor. Doğa karadenizde bir başka güzel ve size kucak açıyor. Siz hala karadenize gitmediniz mi? Yaylalar, kamp alanları, ağaç evler, sisler içinden süzülen yeşillik ve işte karadeniz tatili deyince akla gelenler..

Yemyeşil bir doğada kuş seslerine ve bol oksijenli tabiata uyanmak istiyorsanız Ayder Yaylası

Ayder, Çamlıhemşin ilçesinin yaklaşık 20 km. uzağında bulunur ve yüksekliği 1350 metredir. Ayder çam ormanlarının arasında yer alır ve 1987 yılında “Turizm Merkezi” ilan edilmiştir. Yaylada bulunan kaplıca tesisleri ve oteller gelen turistleri ağırlamaktadır. Tertemiz oksijeni içinize çekmek, yeşilin her tonuna tanıklık etmek isterseniz Karadeniz gidilecekler listesinin ilk sırasında yerini alır. İşte Karadeniz Bölgesi’nin en önemli yaylalarından Ayder yaylası.

Yayla deyince akla ilk gelen Trabzon yaylası Uzungöl

Trabzon şehir merkezinden 99 km. yükseklikle ve 1090 metre rakıma sahip Uzungöl, kırıklı kayaların bir doğa şaheseri yarattığı göldür. 1000 m uzunluğunda ve 500 m genişliğindeki gölün derinliği 15 m civarındadır.

Ormanlarla çevrelenmiş Uzungöl’de ilginç köy evleri bulunmaktadır. Dağlarda başka ufak göller de gezilebilir. Gölün çevresi yürüyüş için uygundur ve bungalov gibi kalmak için imkanlar da bulunmaktadır.

Ayasofya Müzesi

İstanbul’daki adaşı gibi kilise olarka inşa edilmiş, ardından camiye ve müzeye dönüştürülmüş bu eser hala içerisinde gözleri kamaştıran freskler barındırır. Müzenin etrafındaki açık havada bulunan çay bahçesinde dinlenmek de mümkündür. Atatürk Alanı meydanından kalkan dolmuşlarla veya kendi aracınızla ulaşabileceğiniz bu müze mutlaka görmeniz gereken eserler arasındadır.

Gidilip görülesi tarihi bir miras Sümela Manastırı

Sümela Manastırı, taştan inşa edilmiş ve dağın dik yamacına kondurulmuş muhteşem bir eserdir. Ufak patikalarla ulaşabileceğiniz bu manastır Trabzon’un güneyinde bulunan ormanların içindedir. 4. yüzyılda inşa edilen bu manastırın ustalarıo Barnabas ve Sophronius isimli iki Yunan rahiptir. Efsaneye göre bir mağarada mucizevi bir Meryem ikonu bulmuşlardır.

Sümela Manastırı tarih boyunca pek çok kez saldırılardan etkilenmiştir. Türk hükümeti burayı koruma altına almış ve bir müzeye döndürmüştür.

Batısında gürül gürül akan Fırtına Deresi, kuzey ve güneyinde ise Hemşin deresi tarafından çevrelenen Kaçkar Dağları

Zengin bir doğal yaşama ev sahipliği yapar. Pek çok endemik türün yaşadığı dağlarda yapılan doğa yürüyüşü rahat bir nefes almanızı sağlar.

Kaçkar Dağları hayvanlar alemi açısından da çok çeşitlidir. Dağlarda tilkiden geyiğe ve şahin, doğan ve atmaca gibi yırtıcı kuşlara kadar pek çok hayvan yaşar. Bu hayvanları doğal ortamında seyretme keyfi de insana haz verir. Kaçkar Dağlı’na gittiğinizde Fırtına ve Hemşin dereleri başta olmak üzere Fırtına Deresi Vadisi’ndeki Zilkale Harabelerini gezebilirsiniz.

Yörenin sosyal, kültürel ve ekonomik değerlerini yansıtan yaylalar da Karadeniz gezilerinin vazgeçilmezleridir. Ayder Yaylası ise dünyaca ünlü isimlerden biridir. Kaçkar Dağları’na gitmişken Ayder Yaylası’na uğramadan dönmeyin.

Ayder Yaylası konaklama açısından da değişik imkanlar sunar. Günübirlik konaklama alanları mevcut olduğu gibi yörede çadır kurmak da mümkündür.

Buraya Reklam Verin