2012 ramazan bayramı ağustos ayına denk geldi. Bu ay sonunda bayram kutlayacağız. Pek çok tatilci de ramazan bayramını bekliyor güzel bir tatil yapmak için. Gezmeyi ve eğlenmeyi sevenler için Ramazan bayramına özel bir tatil yazısı yazmak istedim. Yaz sonunda nereye gidilir, nasıl bir tatil yapılır ve nerelerde kalınabilinir? Bayram tatili için butik oteller, ucuz pansiyon ve güzel tatil mekanları.

Bozcaada‘ya hiç gittiniz mi bilmiyorum ama daha önce hiç gitmediyseniz şimdi size Bozcaada uygun tatil yerleri, otelleri ve köylerinden söz edeceğim. Umarım bayram tatiliniz şeker tadında geçer. 2012 Ramazan Bayramı tam da sezon sonuna denk geldi. Daha serin, sakin ve güzel bir tatil geçireceğiz.

İşte birkaç tatil yeri önerisi

Aral Tatil Çiftliği
Bozcaada’nın insandan uzak bir köşesinde 14 dönüm bağ, bostan, meyve ağacı… Çayır çimen, ördek, kaz, tavus kuşu, oyun parkı, bisiklet, pinpon… Ne lazımsa var.

Aral’lar bir zamanlar adanın en büyük şarap üreticisiydi. Ailenin varislerinden Ahmet Aral ve güzel eşi Arzu Hanım, dededen kalma bu bağ evini tamir edip misafirlerine açmışlar. Taş bölmeleri onarıp, düzeltip oda haline getirmişler. İsimleri eski vazifelerinden: Keçi Damı, Saman Damı, Kümes, Arılık, Kiler… Sempatik, biraz amatör ama nihayetinde karakteri olan, serin, güzel taş odalar…

Yeni eklenen odalar profesyonelleşmenin izlerini taşıyor. Haliyle daha ferah, daha aydınlık, daha ferforje. Hayli geniş ve konforlu verandalarında kimseyle muhatap olmadan günler geçirmek mümkün. Bizim tercihimiz ötekilerden yana ancak bunların seveni daha çok, diyecek bir şey yok. Şarap tabii ki “ev”den. Üçüncü kadehten sonra Petrus’tan farkı kalmıyor.

Akvaryum Otel
Bozcaada’nın güneybatı ucunda, ıssız bir koyda, tek başına… Hem şık hem sevimli. Yemek de mehtap da sahipleri de enfes.

Otel sahiperi Deniz ve Berna, adanın güneybatı ucunda, ıssız bir coğrafyada, babadan kalma bir arazi üzerinde, başta elektrik yokluğu olmak üzere hayli kısıtlı imkânlarla başladılar. Aslolanın “ruh” yaratmak olduğunu herhalde başka hiçbir örnek daha iyi gösteremezdi. Kısa sürede bir fenomen oldu Akvaryum.

Sonra devir değişti, Türkiye’nin beklentileri çoğaldı, Pak çifti de devrim yaptı. Araziye önce elektrik geldi, sonra gıcır gıcır 15 yeni oda. Nefis parke döşemeler, en güzelinden dökme çini karolar, fokur fokur jakuziler ve çıtır çıtır şömineler, deniz manzarasına karşı güzel güzel döşendi. Bahçe coştu, mutfak profesyonelleşti, oldu sana harikulade bir küçük otel. Ama emin olun eski günlerin ruhu devam ediyor.

Katina Hotel
İki katlı mavi beyaz bir taş ev. Masalar kapı önüne atılmış, sağda solda adanın tembel şişman kedileri… Tam bir Ege atmosferi.

İstanbullu tekstilci bir işadamının restore edip Bozcaada’ya kazandırdığı gayet şık ve stil bir otel. Yeri adanın en güzel sokaklarından birinde, begonvillerin gölgelediği nefis bir köşede bulunuyor.

Dışı ne kadar bir yüzyıl öncesine aitse içi de o kadar bu yüzyıla ait. Antikalardan uzak, jilet gibi bir “bugün”. Parlak kırmızılar, LCD ekran TV’ler, gayet trendi banyolar, huş ağacından masa sandalyeler… Madam Katina (olur da) geri gelse herhalde düşüp bayılırdı. Fena mı olmuş? Bina, 7 oda çıksın diye bu kadar zorlamasaymış daha iyi olacakmış ama yine de hayır, hiç fena değil. Çiçekli duvar kağıtlarıyla kaplı oda son derece sempatik. (Fakat en alt kattaki mor oda biraz basabilir. Rezervasyon yaparken bilmekte fayda var.) Karşı taraftaki kafe de işletmenin. Güzel yemekler, kurabiyeler ve kekler çıkarıyorlar.

Buraya Reklam Verin